Cumartesi, Ocak 06, 2007

kilibiklar ve adamlar

dunya ile iletisimi kisitli olan (ornegin sadece maclari ve magazin programlarini izleyen) erkekler evlenince dunya ile iletisimlerinin merkezinde esleri oluyor. bunlara "karinin kuyrugundan ayrilmaz" yada daha kibarca "kilibik" diyoruz.

pek cok seyle ilgilenen, bir cok konuda kendi ozel ve ozgun fikri olan erkekler eslerini -ne kadar sever ve isterseler de- o derece hayatlarinin tek merkezi kilmiyorlar...en onemli parcasi hayatlarinin, ancak tamami degil. eslerinin elinde oyuncak haline donusmuyorlar. eylemlerini ve kararlarini eslerinin gudumunde vermiyorlar,

bu teoriyi az once mutfakta yemek masasinda detaylandirdim ve orneklerle destekledim. bu konuyu kurcalamaya devam etmeli.

efkar-i umumi

arapca efkar fikir'in cogulu...

bu malum diyebilirsiniz ancak o kadar da muhim. ikide bir efkarlanmalar, sorgulamalar, huzursuzluklar...fikrin fazlasi bunyeye zarar. dusunmemeyi ogrenmeliyim.

Pazartesi, Ocak 01, 2007

yoneten daha fazla kisitli

"- Aslında yöneten aynı zamanda yönetilendir, kral değilsiniz padişah değilsiniz. Demokratik bir olayın içindesiniz en üst kademede bile olsanız kişiler, yönettiğiniz kişilerin arzuları talepleri sizi yönetir. Onları dikkate almadan zaten ayakta kalamazsınız. Yöneten gibi görünenler hep daha çok kısıtlı olmuştur, yönetilen daha az kısıtlıdır. " suleyman demirel

Pazar, Aralık 31, 2006

katil

"Robert Fisk, dünkü Independent gazetesinde yer alan yazısında "Amerika kendi yarattığı diktatörü yok etti" diyordu. 1980'de İran'a karşı açtığı savaşta Saddam Hüseyin'i teşvik eden ve ona büyük destek veren ABD'nin 11 Eylül şoku sonrasında, tamamen uydurma gerekçelerle giriştiği Irak savaşı boyunca yaşananların dökümü gerçekten dehşet verici. Saddam'ın asılmasıyla sonuçlanan süreç buna yeni bir halka ekledi.
ABD ve İngiltere, kitle imha silahları tehdidi uydurmacasıyla bütün dünyayı kandırarak Irak'a savaş açtı. Bu gerekçenin uydurma olduğu daha sonra kanıtlandı.
Çabuk sonuç almak umuduyla bu savaşa girişen ABD'nin askeri varlığının Irak'ta bulunma süresi, ABD askerlerinin 2. Dünya Savaşı'nda yer aldığı süreyi şimdiden aştı.
Bu savaş ve sonrasında süregelen işgal sırasında ölen ABD askeri personelinin sayısı 3 bine yaklaşırken bu savaş ve işgalde 100 binlerce Iraklı hayatını kaybetti.
Irak savaşının ABD'ye faturası yüz milyarlarca doları buldu, kimi tahminlere göre toplam faturanın 2 trilyon doları bulması olası.
Irak'a barış ve demokrasi götürme vaadiyle başlatılan savaş ve işgal sırasında ABD kuvvetleri iğrenç işkence olaylarının ve katliamların kahramanı haline geldi.
Saddam'ı idama mahkum eden mahkemenin göstermelik bir yargılama yaptığı ve peşin hükümlü olduğu izlenimi yaygın.
Mahkemenin verdiği ilk idam kararı, Saddam'ın daha büyük suçlardan yargılanacağı diğer davalar beklenmeden alel acele infaz edildi.
İnfazın, Saddam'ın bile mahkumları affettiği Kurban Bayramı arifesinde yerine getirilmesi, onu idam edenlerin İslam'a saygısızlığını ve telaşını ortaya koydu."

amerika tescilli bir katildir.

Perşembe, Aralık 28, 2006

istanbulun tasi topragi dert

yorgunum ve uykum var. istanbulun boktan trafigi ve kalabaligi olanca enerjisini emiyor insani. bu boktan sehirden kurtulasim var.

Pazar, Aralık 24, 2006

service jetsz

bu sabah servise goturdum otomobili...sonra alisveris kasabasina daldik. bordoya kacan bir gomlek aldim ki, siyah olani da cekti canim. iki gomlek, bir hava filtresi, bir yag, bir polen ve yakit filtresi, 4 buji bugunku nasibimizdi.

simdi saat 23.08.

yarin simdiden uykusuz.

ben sarap icmek istiyorum ve yildizlari izlemek, bolca kufretmek. kime?

yildizlara.

yorgun

"Kendimi yalnız kendim taşımaktan yoruldum belki."

Pazar, Aralık 17, 2006

her gun

"Do something every day that scares you" roosevelt

Cumartesi, Aralık 09, 2006

made in p.r.c

dun cin konferansi'ndaydim. cok parcali ve karmasik bir resim cin, avantaj ve deavantajlarini bir arada barindiran bir devasa cografya...2007'nin ilk yarisinda bir shangai seyahati planlayacagim. cin'de ogrenecek cok sey var.

cumartesi tembeli

bu hafta gorusmelerle gecti...kafam biraz karisik...is guc de cok, kendimi doganin ortasinda elimde fotograf makinesi ve kafam gunluk islerden arinmis olarak bulmak istiyorum. sanirim biraz yoruldum.

Cumartesi, Aralık 02, 2006

anlamak zor degil

Kennedy'nin amerikan halkinda nasil populer ve sevilen bir figur haline geldigini dusunurken su sozune ulastim:

“The consumer is the only man in our economy without a high-powered lobbyist. I intend to be that lobbyist.”

Perşembe, Kasım 30, 2006

gece

uzun zaman oldu...bugunlerde keyifsizim.

Çarşamba, Kasım 08, 2006

ikinci rekabet kongresi

kalabalik ve guzeldi...hyatt regency'ye ilk gidisimdi. binanin otele kucuk geldigini ve lobinin oldukca kucuk oldugunu fark ettim. kongreyle ilgili notlari daha sonra yazarim, cok ama cok uykum var.

Pazar, Kasım 05, 2006

bir amerikan klasigi: el parasiyla hovardalik

"Herald Tribune gazetesinin dünkü sayısında yer alan verilere göre, 2000 yılı sonunda ABD'nin Hazine kağıtlarıyla yaptığı toplam borçlanma 2.8 trilyon dolarken bunun % 36'sı, yani 1.1 trilyon dolarlık bölümü ABD dışından finanse ediliyormuş. Bu yılın Temmuz ayı sonundaki verilere göre ABD'nin Hazine kağıtlarıyla yaptığı borçlanmanın toplamı, 2000 yılına göre 1.1 trilyon dolar artarak 3.9 trilyon doları bulmuş. Ancak bu ek borçlanmanın % 87'si dışardan finanse edilmiş ve dış alacaklıların elindeki ABD Hazine kağıdı 2 trilyon 150 milyar doları bulmuş. ABD Hazine kağıtlarını satın alarak ABD'yi finanse eden ülkeler arasında Japonya ve Çin'in büyük ağırlığı var. Son beş yılda ABD Hazine kağıdı alımını en fazla artıran ülke ise Çin. Çin'in ABD Hazine kağıdı portföyü 2001 başından 2006 Ağustosuna kadar geçen sürede % 462 artarak 339 milyar doları bulmuş. Bu arada İngiltere'den yapılan alımların bir kısmının da başka ülkelerin yatırımcılarına ait olabileceği belirtiliyor.Bu ölçüde dışa bağımlı hale gelen bir ülkenin rakipsiz süper güç olma iddiasını nasıl sürdüreceği de merak konusu olmaya başladı."

Cumartesi, Kasım 04, 2006

israil vahseti

25 kişinin öldüğü İsrail operasyonunda, bir camide kuşatılan silahlı militanlar 50 kadının kalkan olması sayesinde kaçtı. Kadınlardan ikisi İsrail ateşiyle öldü


http://www.milliyet.com.tr/2006/11/04/son/sondun08.asp

"anami da aldim geldim"



Sivil toplum örgtülerinin düzenlediği Cumhuriyet İçin Halk Yürüyüşü Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleşti.

Çarşamba, Kasım 01, 2006

istanbul sanayi odasi - besinci sanayi kongresi

5. sanayi kongresinde bir gundu. kongre salonlarinin eli yuzu gayet duzgun...sanayi sektorunun bir profilini kongrede gormek mumkundu...erkekler cogunlukta yas ortalamasi oldukca yuksek...salonlardaki en genc katilimcilardan biriydim.

vestel stratejik planlamadan sorumlu icra kurulu uyesi cengiz ultav oldukca ilgi cekiciydi. heyecanli, azimli, bilgili, lafini esirgemeyen bir profil...tam ar-ge ci.

Salı, Ekim 31, 2006

soylem ve soyleyis

bugun uzun zamandir masamda duran ve pek de yapmak istemedigim bir raporu tamamladim. her zamanki gibi kelimeler ve ifadeler uzerinde degerlendirmeler yaptik ustad ile...bugun not ettigim yorumlari:

".....ifade etmektedir."
- ifade etmektedir biraz edilgen ve dolayli, bunun yerine gostermektedir i kullanmak daha iyi olur. gostermektedir yapalim olur mu?

- tablolari bolumlerin sonuna koymayalim, proje detaylari olan bilgileri tablolarin sonuna yerlestirelim. ne tabloyla girelim bolume ne de tablo ile bitirelim.

Salı, Ekim 24, 2006

sikayet etmek sorunlarimizi cozmuyor

"Toplumu yöneten veya yönlendirenler gerek inanç gerekse demokrasinin gerektirdiği temel eğilimlerden uzaklaşıyor, din ve demokrasiyi kendi çıkarları için araç olarak kullanıyor veya böyle yapanlara kulluk etmek zorunda kalıyor ise sosyal çözülme kaçınılmaz oluyor, güvensizlik büyürken bayram günleri anlamı gereğince yaşanamıyor. Bu akıntıya kapılmak veya çıkmak için çaba harcamamak zaman için insani değerlerimizi tüketiyor, bizi yozlaştırıyor. Eski bayramları anmak önemli, ama yeniden o havayı yaşamak ve yaşatmak daha önemli. Hepimiz önce kendimizden sorumluyuz insani değerler açısından olumsuzdan uzaklaşmak, olumluya ulaşmak adına kararlı olmalıyız. Bu kararlılık kutlanmaya, paylaşılmaya değer bir hedeftir, başkaları ile aynı özlemde buluşmak direncimizi arttırır. Bunları düşünüp paylaştıkça, uyanmaya ve kendi irademizi yeniden harekete geçirmeye başlayabiliriz. Şikâyet etmek sorunlarımızı çözmüyor. İnsanca yaşamak, inanç sistemi ve demokrasinin temel ilkeleri benimsenmeden mümkün olabilecek bir şey değildir... "ugur civelek